Sitemize Hoşgeldiniz ^yorum yapmadan ayrılmayın^
TARİH’İ SÜREÇ İÇERİSİNDE ERZURUM EVLERİ
Erzurum kenti, İpekyolu üzerinde bulunması hasebiyle tarih boyunca doğu ile batı arasında önemli bir köprü görevi üstlenmiştir.Erzurum, tarihi zaman dilimlerinde Ermenilerin, Bizans (Rum) ların, Arapların eline geçmiştir.Ticari yollar üzerinde bir şehir olması buranın cazibesini artırmıştır. Selçuklular ve Osmanlılar döneminde Doğu'nun en gözde kenti olma özelliği taşımış bugün de bu özelliğini kaybetmemiştir. Günümüzde mevcut Erzurum evlerinin en eskisi 18. yüzyılın başlarına kadar gitmektedir. Saltuklu ve İlhanlı döneminde inşa edilen eserler içerisinde dini, askeri ve sosyal yapılar ağırlıkta olmasına karşın, sivil mimari eserler günümüze ulaşmamıştırErzurum evlerindeki yapı ataerkil büyük aile tipinin geçerli olduğu geleneksel kültürün ürünleridir.Bu ürün kuşaktan kuşağa gelişerek sürdürülmüştür.Erzurum Evleri iklim koşullarının olumsuzluklarına göre biçimlendirilmiştir. Büyük boyutlu olan evler kalın kesme taş duvarlarla inşa edilirken belli aralıklarla yatay ahşap hatıllarla birbirine bağlanmıştır. Bu uygulama ağır taş yapımının deprem yüklerini karşılayabilmesi için yapılmıştır.Yapılarda çeşitli taş cinsleri uygulanmıştır. Bunlardan koyu renkli bazalt türü Karataş temellerde ve su basmalarında, hafif kalker cinsi olan boztaş ise binanın dış yüzeylerini oluşturan duvarlarda kullanılmaktaydı. Kırmızı ve pembeye çalan kamber taşına bazı varlıklı ailelerin evlerinde rastlanmaktadır. Çıralı çam, dayanıklı olduğundan taşıyıcı kirişlemelerde, pencere ve kapılarda, taş duvar içindeki ahşap hatıllarda kullanılmıştır.
Damları genellikle düz olarak kurulur. Bu tür damlar oda ve avlu üstündeki örtü için uygulanır. Tandırevi üstü örtülürken, çatıda kare biçiminde bırakılan boşluk üzerine diyogenal bindirmelerle üst üste daralarak yerleştirilen ahşap kirişler yükseldikçe daralarak bir sekizgen piramid oluşturur. Bu örtü Erzurum evlerine özgü bir detaylamadır.bu yapım biçimi kırlangıç çatıya da kırmanev olarak isimlendirilir. Bir de Pasin örtü denen ve alınların örtülmesinde kullanılan iki yana eğimli basit bir örtü sistemi vardır. Bu örtülerin tümünde geçerli olmak üzere önce kirişleme üzerine söğüt dalları, sonra bunun üzerine toprak serilerek çatı tamamlanmış olur.
Erzurum evlerinde sergi olarak genelde: hasır,yün ve kıldan yapılmış kilimler (cecim) kullanılırken duvarlarda harika sanat eserleri olan bir çok motifin barındığı kilim ve yolluklar bu evleri süslemektedir.tandır başında ise: ocak, terek, su kurunu,yayık,müsendere,hamur tekneleri,kavdan yapılmış küpler ,parkaç(kazan),bakır guşganalar(tencere vs),güğümler vs bulundurulur. Tandırevi girişine içi oyularak yapılmış olan kurunlar su depolarıdır.evlerde çeşme bulunmadığı için su dışardan çeşme (pungar)lardan taşınır ve su kurunlarına depolanırdı.
Erzurum evlerinde kapılar genelde çift tokmaklıdır.eve gelen misafir erkek ise üst kısımdaki tok (kaba) ses çıkaran tokmağı ,kadın ise alt kısımdaki daha ince ses çıkaran tokmağı kullanırlar.Bu sistemle eve gelenin bayan mı erkek mi olduğunu belli ederlerdi.bu tokmaklar Türk sanatının ve estetiğinin iyi birer örnekleridir.bu evlerde hela (kenef,su yolu) evin birkaç metre dışarısında bulunurdu ve su ihtiyacı da dışardan taşına su ile sağlanırdı.Erzurum evleri yapı itibarı ile birbirine çok yakındır bu yakınlık komşuluk ilişkilerinde önemli bir yer teşkil eder ve insanlarında birbirlerine yakın olmalarını sağlardı.Memleketin soğukluğuna rağmen insanları sıcak kanlıydı. Her konuda yardımlaşma (imece) yapılır mutlu ve acı günlerde komşular birbirlerinin hep yanında olurdu.sokaklar cıvıl cıvıl çocuklar şen şakraktı.
Bütün bu güzelliklere rağmen Erzurum evleri zamana yenik düşmüş ve yok olma aşamasına girmiştir böyle bir çok evin günümüze sadece ismi gelebilmiştir.iç kale çevresi,Mirza Mehmet Mahallesi,Emirşeyh mahallesi,Narmanlı mahallesi, Ayazpaşa mahallesi gibi mahallelerde bulunan Erzurum evleri yeterince korunamadığı için kaybolup gitmiştir.bu görsel güzellik abideleri olan evlerinin yerine modernleşmeye uygun olarak büyük binalar dikilmekte ve her geçen gün bu şehir çarpık bir yapılaşma içerisine girmektedir.Bu yıkım ve yok oluştan geriye pek bir şey kalmamıştır. Eski Erzurum evlerinin korunması ve devamlılığının sağlanabilmesi için yöre halkıyla birlikte merkezi otoritenin yerel yönetimin üniversite ve gönüllü kuruluşların yönlendirilmesi ve bilinçlendirilmesi ile mümkün olabilir.tarihi kent dokusunda Erzurum evlerinin evrensel değişimleri projeleri ve alan çalışmaları ile yeniden canlandırılmalı ve koruma altına alınmalıdır.Böylece bu evler turistik ve tarihi açıdan ilgi çekmeye devam edecektir.
ŞAUYB ATEŞ & ERDAL AKÇELİK
KAYNAKÇA
Prof.Dr. Metin Sözen , Prof.Dr. Cengiz Eruzun ‘un ortak çalışması, Erzurum Evleri
Atatürk Üniversitesi Genel Sekreteri ve Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Hüseyin Yurttaş, eski Erzurum evlerini konu alan bir broşür çalışması
Zerrin Köşklü ,eski Erzurum Evlerinde Kapı Tokmakları
Haldun Özkan ,Erzurum’ un Geleneksel Evleri Vardı
Selami Kılıç,Tarihi Süreç İçerisinde Erzurum un Stratejik Önemi
Haşim Karpuz,Türk - İslam mesken mimarisinde Erzurum evleri, Ankara , 1993
© ATAÜNİ TARİH KULÜBÜdesigned by DT
Yorum yap